Showing posts with label İBRAHIM ÇALLI. Show all posts
Showing posts with label İBRAHIM ÇALLI. Show all posts
Sunday, February 13, 2011
İbrahim Çallı - Manolyalar
Çağdaş Türk sanatında, asker ressamlardan bu yana, konu olarak güncelliğini ve değerini hep korumuş olan ölüdoğa ( natürmort ) resimlerinin, 1930'lu yıllarda verimli bir dönem yaşadığına tanıklık eden bu tablo, aynı zamanda Çallı'nın sanatçı kişiliği açısından da onun adıyla özdeşleşen bir ölüdoğa versiyonunu önümüze getirmektedir: Manolyalar.Çallı'nın bu konuyu, tutkuya varan bir süreçsellik içinde sık sık tuallerine taşımış olduğunu biliyoruz.Onun bu resimler dizisinde, manolya çiçeğine duymuş olduğu yakınlığın izlerini görebileceğimiz gibi, sanatçının paletinde, zamanla seçkinleşme düzeyine erişmiş olan kendine özgü renk tonlarının, yeşillerin ve açık sarıların, gri-beyazların kahverengilerin egemen olduğu bir renk beğenisine de tanıklı etmekteyiz.Resimde, üzeri küçük bir halıyla örtülü fazla yüksek olmayan bir masa ve onun üzerinde, antika bir vazoya yerleştirilmiş manolyaları görmekteyizManolyaların gelişi güzel yerleştirilmiş doğallık içeren görüntüsü, tablonun yüzeyine egemen bir konumla yer almakta, masanın bulunduğu mekan ise, tablonun sağ tarafında, sağ üst köşesinin oluşturduğu açıyı vurgulayacak biçimde yüzeyi diyagonal bir çizgiyle kesen ve masanın oluşturduğu perspektife paralel bir doğrultuya boşluk imajı veren açık kahverengi ile sağlanmıştır.Yaprakların açık koyu yeşili, çiçeklerin yer yer grileşen beyazı, tablonun önemli bir bölümünü kapsayan açık-koyu kahverengilerle karşıtlık yaratmakta, bu ise resimdeki soyutlayıcı biçim mantığını öne çıkarmaktadır.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti
Türk ressamlarını bir araya getiren ilk örgütlenme Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’dir.1908’de kurulan cemiyet, 1929’da Müstakil Ressamlar ve Heykelciler Cemiyeti’nin kuruluşuna kadarki tek ressamlar birliğidir.1921’de Türk Ressamlar Cemiyeti, 1926’da Türk Sanayii Nefise Birliği ve 1921’daysa Güzel sanatlar Birliği adını alan cemiyet, dönemin önde gelen ressamlarını bir araya getirebilmiştir. Ressam Ruhi Bey’in önerisiyle bir araya gelen Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Sami Yetik, Şevket Dağ, Ahmet Ziya, Hikmet Onat, Ahmet İzzet, Osman Asaf, Hüseyin Haşim gibi ressamların girişimiyle kurulan cemiyet, dönemin sanat ve sanatçı sorunlarına eğilen biricik örgütü olmuştu. İlk başkanlığını Ressam Sami Yetik’in yaptığı cemiyet’e Halil Paşa, Zekai Paşa, Nazmi Ziya, Avni Lifij, Feymahan Duran, Müfide Kadri gibi ünlü Ressamlar katılmıştı.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti tıpkı Sanayii Nefise Mektebi alisi gibi Abdülmecid tarafından desteklenmiş, şehzade derneğin sergilerine katıldığı gibi, cemiyetin yayın organı ve Türkiye’nin ilk sanat dergisi olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuası’nın yayımlanmasına da yardım etmişti.Cemiyetin kurulması, Batılı anlamda yağlıboya sanatının Türk kültür ve sanat hayatındaki yerini almasının önemli atılımlarından biri oldu.Cemiyet, Galatasaray Sergileri’yle Türk ressamlarının eserlerinin tanıtımının öncülüğünü yaptı.Her yıl İstanbul’da açtığı sergilere, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Ankara’da açılan sergilerde katıldı.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuası 1910’da yayın hayatına girdi. Mimarlık, Heykel ve resim çalışmalarıyla ilgili etkinlikler hakkında bilgi ve haberlerle dolu olan dergi, Sanayi Nefise Mektebi mezunlarının etkinliklerine de yer veriyordu.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti etkinliklerinin oturduğu ve benimsendiği yıllarda yurda dönen 1914 kuşağı sanatçıları hazır bir dernek ve bir mecmuayla karşılaşmışlardı.
Kaynakça
Thema Larousse 6.cilt
Subscribe to:
Posts (Atom)

