Showing posts with label Şişli Atölyesi. Show all posts
Showing posts with label Şişli Atölyesi. Show all posts

Wednesday, February 16, 2011

İbrahim Çallı

Türk Topçuları/Topçu Mevzi Alırken
Tuval üzerine yağlıboya
1917

1914 yılında, Paris’teki sanat eğitimini yarıda bırakarak İstanbul’a dönen İbrahim Çallı, Şişli Atölyesi’nde görev almış sanatçılardan biridir. Çallı’nın burada “disiplinli bir çalışma programı” sonunda ürettiği çalışmalarda, Çanakkale Muharebesi’ne ilişkin çeşitli konuların ele alındığı görülmektedir. Bunların arasında,
“Siperde Sabah” ve “Siperde/Gece Baskını” , siper yaşamını yansıtan eserlerdendir. Özellikle ikinci eser, sisli bir ortamda konumlanmış asker figürlerinin yüzlerindeki korku ifadeleriyle, “baskın yeme sahnesinin dehşetini” “ustaca” ortaya koymaktadır. “Klasik bir beğeniyle”, diyagonal bir kompozisyon içerisinde ele
aldığı, bir top arabasını yürütmekte olan atlı ve yaya askerleri betimlediği “Türk Topçuları/Topçu Mevzi Alırken” adlı çalışması da, sanatçının, askerlerin gayretini konu aldığı bir eserdir. Çallı, ayrıca, arka planda yalnız, beyaz bir at ve ön planda başını arkadaşının omzuna dayamış yaralı bir asker tasviri içeren, kalın renk tuşlarıyla şekillenen bir çalışma daha ortaya koymuştur.Bu noktada Ali Cemal Ben’im’in de, savaşın duygusal yönünü gösteren bu tip bir dayanışma sahnesini, bir Türk askerinin, düşman askeriyle olan ilişkisi çerçevesinde ele aldığı belirtilmelidir. İbrahim Çallı’nın, burada değinilen eserlerinin tümü Viyana Sergisi’nde sergilenmiştir.

Mehmed Sami Yetik (1878-1945)

İsmailtepe Savaşı


Türk Resim Sanatı içerisinde “savaş ressamı” olarak ünlenen Mehmed Sami Yetik, Şişli Atölyesi’ne katılan bir başka sanatçıdır. Yetik’in burada verdiği düşünülen eserlerden “Karakol / Hücuma Kalkış / Keşif Kolu”, Empresyonist bir teknikle, “rahat ve geniş fırça vuruşlarıyla” ele alınmıştır. Bu da, eserin Şişli Atölyesi’nde gerçekleştirildiği fikrini güçlendirmektedir. Sanatçının bir diğer eseri “İsmail Tepe Savaşı”, muharebe alanını gösteren eserlerden biridir.

Hüseyin Avni Lifij (1886-1927)


“Alegori/Savaş”
Tuval üzerine yağlıboya, 1916


Paris’teki eğitiminden Birinci Dünya Savaşı öncesinde, 1912 yılında dönen Hüseyin Avni Lifij, Şişli Atölyesi’nde yer almayan; ancak, Galatasaraylılar Yurdu’ndaki ve Viyana’daki (18 eser) sergilere eser veren sanatçılardan biridir.Sanatçının 1916 yılında ürettiği “Alegori/Savaş” adlı eseri , savaşı konu almakla birlikte, Şişli Atölyesi’nde üretilen çalışmalardan farklılık göstermektedir.Zira, diğerlerindeki figür kullanımının aksine, bu eserde, savaş temasına yabancı biçimde, savaş alanında çıplak ve yarı çıplak figürlere yer verildiği görülmektedir. Sanatçının bu tavrı, kendine özgü, sembolist bir dille, gözlemlediği dünyaya kendi düş gücünden ögeler eklediği bir tarz geliştirmesiyle ilişkilidir. Başlamadan önce ön hazırlık çalışmaları (yaşlı kadın figürü için, annesini betimlediği akademik bir desen icra etmiştir) yapan Lifij, ön planda, biri yaşlı, ikisi genç olan çıplak ve yarı çıplak kadın; arka planda, bir göl ve kızıl renkli bulutların bulunduğu bir manzaranın önünde, kırık tekerlekli arabasıyla düşmüş bir at, dala yaslanmış yaşlı bir adam ve sağ bölümde pus içerisinde birkaç figüre yer verdiği söz konusu eserinde, yine diğer sanatçılarla karşılaştırıldığında, savaşı “daha insancıl bir boyutta” ele almıştır. Eser, sivillerin yaşadığı drama yoğunlaşan konusu bağlamında da, Empresyonistler’in çalışmalarından uzaktır. Ahmet Kamil Gören’e göre, eserdeki “çelimsiz” yaşlı adam figürü, yaşanılan felakete rağmen ayakta durmaya çalışarak ve ufuktaki “belirsiz bir noktaya bakarak” umutların tükenmediğine işaret etmektedir. Arkadaşı Sami Yetik’in aktardığına göre haksızlıklara dayanamayan bir kişiliğe sahip olan Lifij, ateşkesin ardından işgal edilen İstanbul’da, işgalcilere, özellikle de Fransızlar’a tepki göstermiştir.