Showing posts with label OSMAN HAMDI BEY. Show all posts
Showing posts with label OSMAN HAMDI BEY. Show all posts

Tuesday, July 19, 2011

Pembe Başlıklı Kız (Kızı Nazlı) Portresi


Osman Hamdi Bey , Tarihi 1904 , Tual / Yağlıboya , 50 x 40 cm.

Monday, July 11, 2011

Okuyan Genç Emir

Okuyan Genç Emir, Osman Hamdi Bey, 1906 – Tual/Yb., http://www.flickr.com/photos/theurbansnapper/5338630261/sizes/l/in/photostream/ Fotografları, Walker Art Center

Monday, July 4, 2011

İki Müzisyen Kız, Osman Hamdi Bey



İki Müzisyen Kız, 1880 Tuval / Yağlıboya Suna - İnan Kıraç Koleksiyonu

Osman Hamdi Bey'in Paris'te resim eğitimi aldığı yıllarda Jean- Leon Gérôme'un ve Gustave Boulanger'nin öğrencisi olması ve onların etkisiyle Oryantalist konulara yönelmesi, Türk resminde figür geleneğini başlattığı gibi, fotoğraf-resim ilişkisinin de yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. O halde Osman Hamdi Bey'in Oryantalist bir ressam olup olmadığını şimdilik bir kenara bırakıp onun resimlerinde fotoğrafla olan ilişkiye bakmak da yararlı olacaktır. “İki Müzisyen Kız” adlı resmi de bu bakış açısına imkan tanımakta.



Osman Hamdi Bey'in, resimlerinde figürlerini değişik mekanlarda betimlediği ve bazen aynı mekanları kullandığı bilinen bir gerçektir. Osman Hamdi Bey'in resimlerine fon oluşturan mimari arka planlarda Osmanlı ya da Selçuklu, dolayısıyla da İslam dekorunun yer aldığı da hemen hemen tüm resimlerinde görülebilmektedir. Osman Hamdi Bey, resimlerinde gerek mimari arka planlarda gerekse figürlerinin ya da aksesuarlarının büyük çoğunluğunda, ayrıntılı bir fon yaratmak ve figürlerinde de kostüm detaylarına yer vermek amacıyla kareleme yöntemiyle büyüttüğü fotoğraflardan yararlanmış bir sanatçıdır. Osman Hamdi Bey'in resimlerinde fotoğrafı bir araç olarak kullandığı, muhtemelen Bursa Yeşil Camii içinde resimlediği “İki Müzisyen Kız” tablosunda görülmektedir.

Kaynak
SanalMuze.org

Sunday, February 13, 2011

Müzeci, Arkeolog Osman Hamdi Bey


Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi, müzeci, arkeolog ve Sanayii Nefise Mektebi'nin kurucusu bir Osmanlı aydını olan Osman Hamdi Bey, 19. yüzyılın son döneminde, sanat ve kültür alanında yenileşme ve Batılılaşma akımınında öncüsüdür.
4 Eylül 1881'de Osman Hamdi'nin Müze-i Hümayun'un* müze müdürlüğüne getirilmesi Türk müzeciliğinde yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.Osman Hamdi'nin amacı İmparatorluk sınırları içinde bulunan tarihi eserleri gün yüzüne çıkarmak, müze güvenliği altında korumak ve tanıtnaktı.Öncelikle Çinili köşkü aslına uygun biçimde restore eden Osman Hamdi Bey ardından Sayda ( Lübnan yakınları ) kazılarından çıkarılan eserler ve İskender lahdi'nin güvenliği ve teşhiri için yeni bir bina yapılmasına ön ayak oldu.Planı Vallaury'ye ait olan bina 1908'de Asarıatika müzesi adını aldı.Osman Hamdi Bey, Fransız yazar ve tarihçi Ernest Renan'ın Fenike kitabelerinide içeren '' Mission Archéologique de Phénicie ( Fenike Misyonu ) 1864-1874 , adlı kitabından edindiği bilgiler ışığında Sayda ( o zamanki adıyla Sidon ) kazılarında çok öenmli eserler ortaya çıkardı.Yirmiden fazla lahit bulunan kazıda İskender lahdi,Satrap ve Lykia Lahitleri bulunmuştu.Bu kazının bulguları arkeoloji ve tarih bilimi alanında büyük ilgi yarattı.


Asarıatika Nizamnamesi

Osmanlı İmparatorluğu'nda eski eserlerin korunmasını amaçlayan ilk tüzük 1869 yılında düzenlenmiş ve eski zamanlardan kalma her insan eseri '' eski eser '' olarak tanımlanmıştı.Asarıatika Nizamnamesi olarak adlandırılan bu tüzük , 36 maddeden oluşmaktaydı.Bu tüzük arkeolojik kazılarda ele geçen bulguların yurt dışına kaçırılmasını önleyecek maddeleri içermiyordu.Mesela tüzük uyarınca kazıdan elde edilen eserlerin üçte biri arazi sahibine , üçte biri kazı yapan ülkeye ve ancak üçte biri de devlete verilmekteydi.1883 yılında Osman Hamdi'nin girişimleriyle tüzüğün yenilenmesini amaçlayan toplantılar yapılmaya başlandı.Bu toplantıların ve yenilemenin amacı eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını engellemekti.1884 tarihli nizamname ile Osmanlı topraklarında kazı yapan yabancıların , kazı verileriniyurt dışına çıkaramayacakları açıkça belirtiliyordu.Yabancı ülkelerin bu eserlerin ancak fotoğraf ve alçı modellerinden yararlanabilecekleri de tüzükte yer alıyordu.Hazırlanan bu nizamnameyle eski eserlerin devlet malı olarak tanımlanması sağlanmış oldu.



Osman Hamdi Bey Dönemi Kazıları

-Nemrut Dağı-Sayda ( Sidon )-Lagina-Tralles-Alabanda-Rakka-Boğazköy-Alacahöyük-Akalan-Sakçagöze-Sidamara-Bozüyük-Rodos-Taşoz-Yortan-Notion-Kadeş-Palmira-Mahmudiye



Bibliografya

Thema Larousse 6

DİPNOT


* Müze-i Hümayun; Osmanlı Ordusu'nun çeşitli dönemlerine ait silahlarının korunduğu Ayairini'de , İmparatorluğun çeşitli yerlerinden getirilen eski eserlerinde eklenmesiyle oluşturulan Mecmua-i Asarıatika , 1869'da Müze-i Hümayun adını aldı.